Okullarda güvenlikte yeni dönem, 30 bin güvenlik personeli görev başına
Eğitimde yeni dönem öncesi 3 bakanlık ortaklığıyla 81 ilde 30 bin güvenlik personeli okullarda göreve başlıyor.

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde milyonlarca öğrenciyi ve ailelerini yakından ilgilendiren önemli bir güvenlik adımı hayata geçiriliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının ortak çalışmasıyla Türkiye genelindeki okullarda güvenlik tedbirleri güçlendirilecek, 81 ilde toplam 30 bin güvenlik personeli görevlendirilecek.
Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş başta olmak üzere bazı illerde okulları ve eğitim çalışanlarını hedef alan saldırıların kamuoyunda yarattığı tedirginliğin ardından alınan yeni tedbirler, devletin çocukların güvenliğini yalnızca okulun içinde değil, okul kapısından başlayarak korumaya yönelik yeni bir güvenlik anlayışına geçtiğini gösteriyor.
Velilerin “Çocuğum okulda güvende mi?” sorusuna sahada karşılık verecek uygulamayla, okul giriş ve çıkışlarından çevre güvenliğine kadar çok daha sıkı bir takip sistemi kurulacak.
81 İLDE 30 BİN GÜVENLİK PERSONELİ
Üç bakanlığın koordinasyonuyla yürütülecek program kapsamında görevlendirilecek 30 bin personel için başvurular İŞKUR üzerinden alınacak.
Personelin hangi ilde ve hangi okulda görevlendirileceği belirlenirken yalnızca nüfus kriterine bakılmayacak. Okulun öğrenci sayısı, bulunduğu bölgenin özellikleri, fiziki yapısı, giriş-çıkış yoğunluğu ve güvenlik ihtiyacı dikkate alınacak.
Böylece güvenlik personelinin özellikle ihtiyaç duyulan okullarda yoğunlaştırılması hedeflenecek.
ÇOCUKLARLA TEMAS EDECEK PERSONEL SIKI DENETİMDEN GEÇECEK
Yeni uygulamanın en dikkat çeken unsurlarından biri de personel seçiminde uygulanacak güvenlik kriterleri olacak.
Çocuklarla aynı eğitim ortamında bulunacak ve okul girişlerinde görev yapacak kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerçekleştirilecek. Uygun bulunan adaylar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak değerlendirme ve mülakat sürecinin ardından görevlendirilecek.
Bu uygulamayla yalnızca okulun korunması değil, güvenliği sağlayacak personelin de titizlikle seçilmesi amaçlanıyor.
OKUL KAPILARI ARTIK DAHA SIKI KORUNACAK
Görev yapacak güvenlik personeli özellikle öğrencilerin okula giriş ve çıkış saatlerinde okul kapılarında bulunacak.
Okula gelen veliler, ziyaretçiler ve okul dışından gelen kişiler takip edilecek; şüpheli kişi veya davranışlar okul yönetimine ve gerektiğinde kolluk kuvvetlerine bildirilecek.
Okul çevresinde öğrencilerle ilgisi bulunmayan kişilerin sürekli bulunması, kavga girişimleri, tehdit, akran zorbalığı, kesici ve delici aletler ile diğer güvenlik riskleri konusunda erken müdahale mekanizması oluşturulacak.
Amaç, olay meydana geldikten sonra müdahale etmekten çok, tehlikeyi daha okulun kapısına ulaşmadan fark edebilmek olacak.
ŞÜPHELİ DURUMLARDA KOLLUK KUVVETLERİ DEVREYE GİRECEK
Yeni sistemde güvenlik görevlileri tek başına hareket eden personel olmayacak.
Okul yönetimleri, güvenlik personeli, valilikler ve bölgeden sorumlu emniyet birimleri arasında doğrudan koordinasyon kurulacak.
Okul çevresinde şüpheli bir kişi görülmesi, tehdit oluşturabilecek bir durumun ortaya çıkması veya öğrencilerin güvenliğini riske atabilecek bir gelişmenin yaşanması halinde ilgili kolluk birimlerine hızlı şekilde bilgi verilebilecek.
Böylece okul ile emniyet arasında sürekli çalışan bir güvenlik hattı oluşturulması hedefleniyor.
GEREKTİĞİNDE EL DEDEKTÖRÜYLE KONTROL
Okul girişlerinde uygulanabilecek güvenlik tedbirlerinin kapsamı da genişliyor.
Gerekli ve şüpheli görülen durumlarda güvenlik görevlilerinin el dedektörü kullanarak kontrol gerçekleştirebilmesi öngörülüyor.
Bu tedbirle özellikle kesici-delici aletler, silah ve öğrencilerin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek maddelerin okul ortamına sokulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
ÖĞRETMEN GÜVENLİKÇİ DEĞİL, EĞİTİMCİ OLACAK
Yeni uygulamanın bir başka önemli sonucu ise öğretmenlerin üzerindeki güvenlik yükünün azaltılması olacak.
Öğretmenin görevi okul kapısında yabancı kişileri takip etmek, kavgalara müdahale etmek veya güvenlik riski oluşturan kişileri kontrol etmek değil, çocukların eğitimine odaklanmak.
Profesyonel güvenlik personelinin devreye girmesiyle öğretmen ve okul yöneticilerinin asli görevlerine daha fazla zaman ayırabilmesi hedefleniyor.
EN KIYMETLİ EMANETİMİZ ÇOCUKLAR
Bir anne veya baba için okul zili yalnızca dersin başladığını değil, çocuğunu saatler boyunca devletin kurumuna emanet ettiğini de ifade ediyor.
Bu nedenle kaliteli eğitim kadar güvenli eğitim ortamı da devletin temel sorumlulukları arasında bulunuyor.
Yeni dönemde alınan tedbirler, çocuklarımızın okul kapısından içeri girdikleri andan evlerine dönene kadar daha güvenli bir ortamda eğitim görmelerini sağlamaya yönelik önemli bir adım niteliğinde.
Devletin üç önemli kurumunun aynı masa etrafında buluşarak 81 ili kapsayan böylesine geniş bir güvenlik organizasyonuna gitmesi, verilen mesajı da açık biçimde ortaya koyuyor.
Çocuklarımız yalnız değil. Okullarımız sahipsiz değil.
Yeni eğitim-öğretim yılında alınacak ilave tedbirlerle birlikte anne ve babaların çocuklarını okula gönderirken taşıdığı güvenlik kaygısının azaltılması, öğrencilerin ise korkunun değil eğitimin hâkim olduğu okullarda geleceğe hazırlanması hedefleniyor.
Çünkü bir ülkenin geleceğini korumak, her şeyden önce o geleceği sıralarında büyüten çocuklarını korumaktan geçiyor.
