Kamuya personel alımında uyuşturucu testi dönemi başlıyor
Son dönemde artan uyuşturucu operasyonları ve güvenlik endişeleri, kamuya personel alımlarında yeni bir uygulamanın devreye girmesine yol açtı.

Son dönemde artan uyuşturucu operasyonları ve güvenlik endişeleri, kamuya personel alımlarında yeni bir uygulamanın devreye girmesine yol açtı. Birçok kurum, işe alım süreçlerinde “bağımlılık yapıcı madde tarama testi” talebini daha görünür hale getirdi. Özel sektörde uzun süredir uygulanan bu testlerin, kamu tarafında da yaygınlaşabileceği konuşuluyor. Özellikle dikkat ve yüksek sorumluluk gerektiren görevlerde çalışan personel için madde testleri artık neredeyse standart hale geldi.
Kritik Alanlarda Testler Zorunlu Hale Geliyor
Enerji, lojistik, ağır sanayi, savunma, güvenlik ve sağlık gibi alanlarda çalışan personel için madde testleri, bu sektörlerdeki birçok kurum tarafından standart prosedür olarak uygulanıyor. Testler, işe alım kriterlerinden biri olarak bazı kamu kurumlarında da talep edilmeye başlandı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) gibi bazı kurumlar, işe alım süreçlerinde madde testini öne çıkaran kuruluşlar arasında yer alıyor. Savunma sanayiinde ise ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi firmalar, güvenlik gerekçesiyle düzenli olarak denetim yapıyor.
Uzmanlar, bu alanlarda çalışan personelin dikkat düzeyi ve karar alma kapasitesinin yalnızca kurumların performansını değil, aynı zamanda kamu güvenliğini de doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor. Bu nedenle madde testlerinin kamuya personel alımlarında daha yaygın hale gelmesi bekleniyor.
İstanbul’da Günde 20 Bin Test Yapılıyor
İstanbul'da her gün 20 binden fazla işveren talepli madde tarama testi gerçekleştiriliyor. Son aylarda test taleplerinin 6-7 kat arttığı ifade ediliyor. Testler genellikle idrar, kan veya tükürük örnekleri üzerinden yapılıyor ve ortalama test ücreti 2.200 TL civarında. Bu artan taleple birlikte laboratuvarlar, kurumsal paketler hazırlayarak mobil numune ekipleri oluşturuyor ve toplu anlaşmalar yapıyor. Bu durum, madde testlerinin sadece bir sağlık kontrolü olmaktan çıkarak, kurumsal risk yönetiminin önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Hukuki Yönler ve Kişisel Verilerin Korunması
Hukukçulara göre, işverenlerin madde testi talep etmesi tamamen yasak değil. Ancak bu testin işin niteliğiyle bağlantılı olması, adayın açık rızasının alınması ve test sonuçlarının gizliliğinin korunması gerekmekte. Aksi durumda, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından hukuki sorunlar ortaya çıkabiliyor. İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında, işyerinde uyuşturucu kullanımı veya bulundurulması, “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” olarak değerlendirilebiliyor ve bu durumda işveren, tazminatsız fesih hakkını kullanabiliyor.
